Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Sanat

Kübizm Nedir?

169views

Farklı alanlarda kendini gösteren Kübizm için başta sanal akımı olduğunu belirtmek gerek. Bu anlamda 20. Yüzyılda ortaya çıkmış olan bu akımın başta resimde kendini göstermesi söz konusudur. Kübizm nedir merak edenler bunun için Picasso resimlerinden dahi yola çıkabilir. Arkasından heykel dalında da gelişim gösterdiğini öğreniyoruz. Sonrasında da edebiyat alanında yine sanatçıların dikkate aldıkları açıktır. Daha çok resimde kullanılan bu akım çerçevesinde;

  • Geometrik şekillerin kullanılmaya başlandığını görüyoruz.
  • Görünenden ziyade görünmeyeni de sunmaya özen gösterilmekte.
  • Çok boyutlu olacak şekilde nesnelerin resmine yer verilmiştir.
  • Kübistler çok boyutlu olması açısından nesneleri parçalara dahi ayırmakta.

Kübik Resimlerin Özellikleri Nelerdir?

Baştan da belirttiğimiz gibi kübizm temel alınarak çizilen resimlerde geometri göz önünde bulundurulmuştur. Bunun yanı sıra nesnelerin her açıdan çizime dahil olmasına da özen gösterilir. İnsanlarda ise bu durumun biraz daha farklı olduğunu belirtmek gerek. Nitekim resimlerde sadece insanların dış görünümlerine yer verilmez. Aynı zamanda düşündükleri şeyler dahi resime dahil edilmeye çalışılmakta.

İnsanların ve nesnelerin bütün ayrıntılarına özen gösteriliyor. Nesnelerde parçalama sistemi temel alınıyor. Ancak söz konusu insan olunca derin bir incelemeye gidilmekte. Kübizm nedir öğrenmek isteyenler ise bu konuda örneklere göz atabilir. Özellikle de Georges Braque’nin bu akımı temel aldığı pek çok eseri mevcuttur. Arkasından Juan Gris ile Fernand Leger isimlerinin de geldiğini göreceksiniz. Öncüsü ise hiç kuşkusuz Pablo Ruiz Picasso şeklinde ifade ediliyor.

Kübizmin Edebiyata Etkisi

Baştan da belirttiğimiz gibi farklı alanlara yönelik etkisi bulunuyor. Kübizm nedir sorularına karşılık olarak başta resimlerden örnek verilmekte. Bunun hemen arkasından da heykel alanında ki etkisinden söz etmek gerek. Son alanı da edebiyat şeklinde ifade ediliyor. Ancak bu alanda yeteri kadar gelişim göstermediği açıktır. Sadece Apollinaire adlı şair tarafından denemelere geçildiğini öğreniyoruz. 1913’lü yıllarda edebiyat alanında denenen bu akımın uzun vadede şair ya da yazarları etkilemediği açıktır. Yine önceden de belirttiğimiz gibi resim alanında yaygın bir şekilde kullanıldığı görülüyor. Bunun dışında ki alanlarda devamlılığı bulunmuyor.